750 TL
Bir Juno & Dino Ortak Yapımı: Anne Altından Labrador Yavruları
- Cinsiyeti (Dişi/Erkek): Dişi / Erkek
- Yaşı: 0-3 Aylık
- Şehir: istanbul
- Ülke: Türkiye
- İrtibat: 0533 352 74 85
- Veriliş Tarihi: 17 Temmuz 2010 06:51
- Veriliş Süresi: 39 days, 11 hours
9 Mayıs 2010′da başarılı bir şekilde işlerini halletmiş olan Juno ve Dino çiftinin yavruları, 11 Temmuz Pazar gecesi dünyaya gelmiştir.. Yavrular 7. haftadan sonra sahiplendirilecektir. Yani Ağustos’un son haftasından itibaren. Yavruların aşıları başlatılmış olacak ve karneli bir şekilde yeni evlerine gönderilecektir (Aşıların tamamı 1,5 – 2 ay sürdüğünden aşılar tamamlanamayacak tabii ki, siz yavruyu sahiplenene kadar yapılan aşılarla verilecektir).
7 yavrudan 4′ü siyah (2 erkek – 2 kız), 3′ü sarıdır (1 erkek – 2 kız).
Juno 2.5 yaşında, siyah, dişi bir labradordur. Irkının bütün özelliklerini en güzel şekilde taşır, biraz korumacı, biraz da huysuz bir kişiliği vardır, kendini sevdirmeye pek meraklı değildir yabancılara. Juno muhtemelen Dragos’ta oturan annesi Zifir’den almıştır bu özelliğini. Zifir de adı gibi siyah bir labradordur. Babası ise sarı, şeker mi şeker bir labradordur. Adı da Paşa’dır.
Dino ise 3 yaşında, kahverengi, kemiklicene güzel bir erkek labradordur. Juno gibi Dino da ırkının bütün özelliklerini taşımakta, kendini sevdirmeye çok meraklı, oyuncu, hop-hop, zıp-zıp dolaşan bir labradordur (Juno da oyuncu hop-hop, zıp-zıptır ama sevdiklerine sadece).
—————————————————–
36. Saat
Sabır işiymiş resmen. Doğum anını beklemek, sokağa çıkamamak, kendini ona göre ayarlamak. Juno açısından bakınca da o sıcak havada şişkin karnını taşıması, hareket edebilecek enerjiyi bulamaması. Ciddi sabır işiymiş.
Ama bir de o kasılmaların başladığı an. Gecenin 4’ünde evde tek başına olup, Juno huzursuz olmasın diye kimseyi çağıramamak. Bir tek youtube’dan izlediğin videoların tecrübesiyle doğum yaptırmak. 1. yavrudan sonra elektriklerin kesilmesi. 2. ve 3. yavruları karanlıkta ağzında fenerle doğurtmak. Onlara dokunmak. Aslında o pis gibi gözüken ama o an hiç düşünmediğiniz zarın, sıvının kokusunu almak. Yavruların sanki insan bebeğiymiş gibi çıkardıkları sesler. İlk havayı solumaları, o ciğerlerin boşalmasındaki ses. Göbek kordonları, memeye yapışmaları. Kısaca doğum. Bir eşi daha yok sanırım. Edindiğim en enteresan tecrübe. Yaklaşık 36 saat falan oldu, o şaşkınlığı falan yeni yeni atabiliyorum üstümden. Gidip yanlarına yatıyorsun. İzliyorsun sadece. Dokunmak istiyorsun, ama gerekli olmadığını da biliyorsun. Gözlerin doluyor arkasından böyle. Ama Juno bir sorun olduğunu düşünmesin diye ağlamak istemiyorsun. O göz damlaları akmasın diye, gözünü kırpmadan bakıyorsun sadece.
Sen nerden bilebilirsin ki o yavruların kesesini açıp, o keseyi yemen gerektiğini, göbek kordonlarını ısırarak koparmayı -ki o ilk anda kordon ve kuyruğunun pek farkı bile yok-, o sırılsıklam yavruyu yalayarak kupkuru hale getirmeyi, sonra da memenin altına almayı. Bir kadının bunları tek başına başarabileceği bile bana pek inandırıcı gelmiyor açıkçası.
264 total views, 1 so far today







Çok güzel bir ilan ve yazı olmuş. Elinize sağlık. Yazıyı okuyunca etkilendim bende. Yavruların güzel yuvalara kavuşmasını dilerim.
Site Yönetimi
Teşekkür ederim. Dediğiniz gibi umarım güzel yerlere giderler.